Heimatgeschichte · Tarsus ·

Tarsus: Tarih

Tarsus: Tarih

İlçe Berdan Ovası'ndan (Tarsus Ovası) kuzeye doğru engebeli arazi boyunca son yıllarda hızla gelişmektedir. Çok zengin bir tarihi olup bazı dinî inançlar yönünden önemli bir kenttir. Kur'an'ın Kehf Suresinde geçen Ashab-ı Kehf (Yedi Uyurlar)ın kaldığı mağaranın Tarsus'ta olduğuna inanılır. Yeni Ahit'in yazarlarından biri olan Pavlus da Tarsus doğumludur. Bu sebeple Hristiyanlarca da hac yeri olarak kabul edilmektedir. Kudüs'teki Kıyamet Kilisesinden sonraki en kutsal kilise olan Aziz Pavlus Kilisesi ve Aziz Pavlus Kuyusu Tarsus'ta bulunmaktadır. Bunların yanı sıra dünyanın ilk kanalizasyonlu tarihî Roma Yolu, Roma hamamı da Tarsus'tadır. Kleopatra Kapısı da şehrin en eski kalıntıları arasındadır. 10 km kuzeybatısındaki Taşkuyu Mağarası, Tarsus Şelalesi ve özellikle Tarsus Barajı gezip görülesi yerlerden olup turizm açısından mükemmel bir tarihe ve doğal güzelliklere sahiptir. 1082 yılında Anadolu Selçuklu Devleti hükümdarı I. Süleyman Şah tarafından fethedilmiştir, günümüzde Türkiye Cumhuriyeti'nde yer almaktadır.

Kuruluşu yaklaşık 8.000 yıl öncesine, Yeni Taş Çağı'na dayanan Tarsus'un Çukurova'nın içinde yer alması ve Toros Dağları'ndan İç Anadolu'ya geçit veren Kilikya Kapısı sayesinde güneyden gelen göç ve ticaret yolları üzerinde olması, yerleşim yeri olarak seçilmesinde en önemli etkendir. Tarsus'un ismi ve kuruluşu hakkında, mitolojilerde ve eski yazarların anlatımlarında çeşitli bilgiler vardır. Bunların hemen hepsi Roma İmparatorluğu çağlarında, özellikle Augustos döneminde ortaya çıkmıştır ve hiçbiri tarihî bir gerçek olarak kabul edilemez. Mitolojiye göre, Antik Çağ'da Tarsus Çayı'na, Kilikya'nın yeni halkı Cydnos adını vermiştir. Cydnos, mitolojide nehir tanrısına verilen isimdir. Azra Erhat, Cydnos için şöyle yazar: "Kilikya'da bugün Tarsus Çayı diye bilinen ırmağın tanrısı. Ana tarafından lapetos'un torunu sayılır. Cydnos'un Parthenios adlı bir oğlu olduğu ve Cydnos Irmağı' nın denize döküldüğü yerde bir kent kurup ona Parthenia demiştir. Burası da bugünkü Tarsus'tur."
Mitolojideki Pegasus (kanatlı at) ya da Bellerophontes, Kilikya Ovası'nda yolunu şaşırmış ve Tarsus'un bulunduğu yerde ayağı sakatlanmış olduğundan kente Latince ayak tabanı anlamına gelen Tarsos adı verilmiştir. Bu efsaneyi güçlendiren bir durumda İlyada'da Bellerophontes'in Aleian düzlüklerinde gezindiğinin söylenmesi, o dönemde düzlüklerin de Kilikya ya da Tarza olarak tanımlanması nedeniyle Tarza'nın aslında Tarsus demek olduğu düşünülmüştür. Bu ilişki, Luvi dilinde düzlüklere ya da ovalara Tebai (Kilikya) denmesiyle fazlasıyla güçlenmektedir. Diğer bir efsaneye göre kentin kurucusu eski Kilikya Tanrısı Sandon ile bir tuttukları Herakles'tir. Herakles'in resimleri MÖ 4. yüzyıla ait Tarsus sikkeleri üzerinde bulunmaktadır.
Antik gezgin ve coğrafyacı Strabon, "Coğrafya" kitabında kentin kuruluşuyla ilgili olarak: "Tarsos'a gelince o, bir ovada uzanır, İo'yu araştırmak üzere Triptolemosla birlikte dolaşan Argoslular tarafından kurulmuştur." şeklinde bir bilgi verir. Bir efsaneye göre, bu kentin kurucusu Perseus'tur. Mitolojinin kahramanlarından biri olan Perseus, Hitit döneminde Andrasos olarak bilinen bir köyün yerinde Tarsus kentini kurmuştur. Diğer bir efsaneye göre Tarsus, Tarım Tanrıçası Demeter'in oğlu Triptolemos tarafından kurulmuştur. Antik Çağ'da Tarsus önemli bir tarım merkeziydi ve bu özelliği antik Tarsus sikkelerinde betimlenmiştir. Tarsus Mozaiği, 3. yüzyılda yapılan mozaikte Orfeus'un müziği ile vahşi hayvanları uslandırmasına ait tasvir. …

von Fremdinhalte · Regionauts

Quelle: Text: Wikipedia – „Tarsus“, Autorinnen und Autoren (Versionsgeschichte), CC BY-SA 4.0 · Foto: Yılmaz Kilim, CC BY 3.0 – Wikimedia Commons