Cizre: Tarihçe
=== İlk yerleşimler ===
Cizre'nin Neolitik Dönem'in başlarından yerleşime sahne olduğuna dair arkeolojik bulgular vardır. Bazı araştırmacılar şehrin kuruluşunu Nuh tufanına bağlamaktadır. Cizre'de kurulu yerleşim, Demir Çağında Doğu Anadolu'daki Urartu Krallığı ile Mezopotamya'daki Asur Krallığı arasındaki tampon devletlerden birisi olan A Kumme (Kumaha, Kummuh veya Qumaha, Qumenu) krallığının merkeziydi.
Bölge MÖ 2000 yılından itibaren, Babil, Araplar, Asurlular, Medler, Selevkos, Part, Pers ve Sasanilerin hakimiyeti altında kaldı. Partlar döneminde Hristiyanlık yayıldı. Cizre şehrinin ilk defa kuruluşu, Sasaniler devrinde bir köy yıkıntısı üzerine bir şato ve kale inşa edilmesi ile oldu. Bu şato ve kale I. Erdeşîr (Erdeşîr-i Bâbekân) tarafından tamir edildi. 297 yılında Romalıların kontrolüne geçene kadar şehir, Sasani hakimiyetindeydi. Diyarbakır, Nusaybin ve Cizre şehirleri 3. ve 4. yüzyıllarda Sasani ve Romalılar arasında savaşlara sebep oldu. Kayıtlarda, Bazebda ismi ile yer aldı.
Bölgenin toprakları için Sasaniler ve Romalılar arasındaki mücadeleye 7. yüzyılda İslam orduları da katıldı. Bölge Halife Ömer döneminde İslam ordusu kumandanı İyâz bin Ganm tarafından fethedildi. İlk Çağ'dan kalan surlarla çevrelenmiş "cezire" (ada) denilen yerde Cizre şehrinin temelleri yeniden atıldı. Bir kiliseden çevrilen Ulu Cami ilk defa bu dönemde ibadete açıldı.
Cizre'de Emevîler döneminde birçok imar faaliyeti gerçekleşti. Bu dönemde halkın büyük bölümü Hâricî idi. Hariciler ve kabileler arası çatışmalar sonucunda acı ve felaket dolu bir dönem yaşandı. Emevî Devleti yıkıldıktan sonra başlayan Abbâsîler döneminde şehir bir yandan gelişti, bir yandan sıkıntı ve felaketler yaşadı. Başlangıçta Cezire denilen şehre daha sonra Cezîre-i İbn Ömer denildi. Bu adın Abbasi Halifesi Emîn tarafından Musul valiliğine tayin edilen Hasan b. Ömer b. Hattâb et-Tağlibî'den geldiği düşünülür.
10. yüzyılda Cizre Hemdani (906-979), Büveyyhi (979-990), Mervani (990-1085) hükümdarlıkları yönetimine girdi. 11. yüzyılın başında İbrâhim Yinal’ın önünden kaçan Oğuzlar Diyarbakır ve Cizre'ye yayıldılar. Yaklaşık bir asır süren Mervani hakimiyetine Büyük Selçuklu İmparatoru Sultan Melikşah zamanında son verildi.
12. yüzyılda Zengiler, Eyyûbîler bölgenin hakimi oldu Bu dönemde Cizre, Musul Atabeklerine ve Diyarbakır emirlerine bağlı bir derebeylik gibi yönetilmekteydi. 1261-1262'de Moğol istilâsına uğradı. 14. yüzyılda Cizre’yi ziyaret eden İbn Battûta, şehrin büyük bir kısmının harabe halinde olduğunu kaydetmiştir. Çeşitli hânedanlara tâbi olarak Cizre'yi yönetmekte olan beylerin idaresi, 1394 yılındaki Timur istilasında şehrin teslim edilmesi ile son buldu. Bölgenin hakimiyeti için Karakoyunluar ve Akkoyunlular mücadele etti. 1508’de Cizre’yi Akkoyunlular’dan geri alan Cizre Beyi Emîr II. Şeref, Kızıl Medrese'yi ve çevresindeki külliyeyi inşa ettirdi.
II. Şeref’ten sonra Cizre beyi olan Emîr Ali Bey döneminde şehir kısa bir süre için Şah İsmail’in idaresi altına girdi; fakat Ali Bey tarafından tekrar geri alındı. Ali Bey'in adı günümüzde Cizre’nin Ali Bey mahallesinin adıdır. Cizre Osmanlı Sultanı Yavuz Sultan Selim döneminde Osmanlı idaresine girdi. …