Besni: Tarihçe
Tarihî kaynaklara konu olan Besni şehri, ilçenin günümüzde bulunduğu yerin 5 km güneyinde bulunan Eski Besni olarak bilinen ören yerinde, Besni Kalesi'nin çevresinde kurulmuş bir yerleşim yeridir. Besni, 1950'lerin sonuna kadar kalenin etrafındaki yerindeydi. Heyelan ve su basması nedeniyle 1950-1965 yılları arasında şehrin yeri değiştirilerek günümüzdeki yerine taşınmıştır.
Araştırmacıların, ne zaman kurulduğuyla ilgili bilgiler sunmadığı Besni hakkındaki en eski bilgiler Asur yıllıklarının verdiği bilgilerdir. Yıllıkların haber verdiğine göre; Hitit egemenlik sahasında olan Besni, MÖ 9. yüzyıldan itibaren Asur askeri nüfuz sahasına girmiş olmalıdır. Besni'nin içinde bulunduğu Kummuh, MÖ 9. yüzyılda Asurlulara vergi veren devletler arasına girmiştir. Asurlular'ın MÖ 8. yüzyılda güç kaybetmesini fırsat bilen Urartular bölgedeki egemenlik sahalarını genişletmek için batıya doğru seferler düzenlemişlerdir. Kommagene'ye yaptıkları sefer sonucu Kummuh kralını yenerek vergiye bağladıkları gibi, Asurlulara karşı kurdukları ittifaka dahil etmişlerdir. Ancak Asurlular'ın başına geçen III. Tiglatpileser'in devletin gücünü toparlamasıyla yeniden Asur-Urartu mücadelesi başlamıştır. Kummuh topraklarında, Asurlular ile Urartular arasında, MÖ 742'de bir savaş gerçekleşmiştir. Savaş sırasında Urartu topraklarında sayılan Parala'nın günümüzdeki Besni yakınlarındaki Eski Besni ören yeri civarında olduğu düşüncesi ağırlık kazanmıştır. Besni'yi de içine alan Kummuh, MÖ 708'de Asurluların bir eyaleti hâline gelmiştir.
Makedonya Kralı Büyük İskender, MÖ 334'ten itibaren yaptığı fetihleri sırasında Besni'yi de egemenliği altına almış olmalıdır. Büyük İskender'in ölümünden sonra devlet parçalanmış, Besni'nin içinde bulunduğu bölge Hellenistik kültürün temsilcisi olan devletlerden Seleukosların egemenliğinde kalmıştır. MÖ 1. yüzyıl başlarında bölgede Kommagene Krallığı kurulmuştur. Kommagene döneminde Besni'nin önemli bir yer edindiği çevredeki Sofraz ve Sesünk gibi anıtsal eserlerden anlaşılmaktadır.
Bölgede devam eden Roma ve Part mücadelesi nedeniyle bu iki devlet arasında tampon görevi gören Kommagene'nin bağımsız bir devlet olarak varlığını koruması zorlaşır. Roma ve Part'lara direnemeyeceğini anlayan Kommagene kralları, diplomasi kanallarını kullanarak bağımsızlıklarını sürdürmeye çalışmışlardır. Romalılar, Anadolu'daki topraklarını koruyabilmek amacıyla, doğuya seferler düzenleyerek Fırat boylarını kendilerine bağlı hâle getirmeye çalışmışlardır. Bu kapsamda 1. yüzyıl ortalarından itibaren, 14'e kadar Kommagene Krallığı, Roma İmparatorluğu'nun doğu sınırındaki vasal devletlerden biri olarak ayakta kalmayı başarabilmiştir.
Kommagene kralları, Roma İmparatorluğu'na bağlı bulundukları dönemde, doğu seferlerinde Roma İmparatorluğu ordularına yardımda bulunarak başarılar elde etmişler, topraklarını genişleterek siyasi ve ekonomik yönden yeniden parlak bir dönem yaşamışlardır. Ancak Kommagene'deki bir huzursuzluğun doğu sınırları için tehlikeli olduğunu düşünen Romalılar, 72'de Kommagene kralının egemenliğine son vermişlerdir. Kommagene topraklarına giren Roma'nın Suriye valisinin ordusu başkent Samsat'a kadar gelmiş, kraldan aldığı ülkeyi kendi eyaletine ilhak etmiştir. Romalılar bu ilhaktan sonra doğu sınırlarını koruma görevini lejyonlara vermişlerdir. …