Çaldıran: Tarihçe
Çaldıran geçmişi kadim doğunun çok eski yönlerine bakmaktadır. Gerek Pers imparatorluğunun Gerekse de İskenderin ilk uğrak noktalarından biri burası olmuştur. İpek yolunda geçit noktası olan bu ilçe Tarihi kaynaklara göre Çaldıran türk kökenli bir isimdir. "Çal" kelimesi, genellikle dere yatağı, çakıllı alan veya taşlık yer anlamına gelirken, "-dıran" eki ise bu özelliği taşıyan yerleşim yerlerini ifade etmek için kullanılmışdır. Bu verilere dayanarak yapılan araştırmalar sonucu Çaldıran Merkezde 3 köylerinde ise tam 37 tane kilisenin kalıntıları bulunmuş fakat hiç el değmemiştir. Antik ismi Ebexe olan bu bölgenin tarih serüveni ilkel mezozoik dönemlere kadar dayanmaktadır. Tarih yazımında II. Sargon, Büyük Kiros, İskender, Timur, Şah İsmail, Çaldıran Savaşı'nın buradaki ovada yapıldığını bilinse de tarihçiler arasında görüş ayrılığı vardır. Nitekim ilçenin doğusunda bulunan İran sınırları içerisindeki yerleşim yerinin adı 2005 yılında Çaldıran diye değiştirilmiştir. Bu ilçede de biraz küçük olmakla birlikte ova mevcuttur. İranlılar, Çaldıran savaşının kendi sınırları içerisindeki bu ovada yapıldığını iddia etmektedirler. Çaldıran savaşı Osmanlı padişahı Yavuz Sultan Selim ile Safevi şahı İsmail arasında gerçekleşmiştir. Cumhuriyet döneminin başlarından itibaren Muradiye ilçesine bağlı bir nahiye olan yerleşim, 17 Aralık 1986'da belediye statüsü alarak beldeye dönüştü. 4 Temmuz 1987 tarihinde ise ilçe oldu.