Heimatgeschichte · Zile ·

Zile: Tarihçe

Zile: Tarihçe

Zile'de yerleşimin tarihi Geç Kalkolitik Çağ'a (M.Ö 5000-4000) kadar uzanmakta olup sırasıyla Hitit, Kaşka, Frig, Kimmer, İskit, Asur, Med, Pers, Büyük İskender, Pontus, Roma, Bizans ve nihayetinde 1071 yılında yaşanan Malazgirt Meydan Muharebesinden kısa süre sonra da Türk hakimiyeti altında girmiştir. Dânişmend Gazi ileri harekâtında Zile'nin de bulunduğu birçok yeri ele geçirmiş ve Zile ile birlikte ele geçirdiği toprakları kapsayacak şekilde 1080 yılında Dânişmendliler Beyliği'nin kurmuştur. 1175'te Danişmendliler'in yıkılmasıyla Zile yerleşimi Anadolu Selçuklu Devleti egemenliğine girmiştir. 1243 yılında yaşanan Kösedağ Muharebesi sonrasında Zile önce Moğolların sonrasında da Moğollar'ın aile içinde bölünmesiyle İlhanlılar'ın hakimiyetinde kalmıştır. İlhanlılar'ın zayıflamasıyla da 1335-40 yılı gibi İlhanlı Valisi Alâeddin Eretna tarafından kurulan Eretna Beyliği topraklarına katılmıştır. 1381 yılında da naiplik görevinde bulunan Kadı Burhâneddin'in Eretna Beyliğine son vererek kendi adıyla anılan Kadı Burhâneddin Devleti'ni kurmasıyla Tokat ile birlikte buraya bağlanmış, 1399 yılında da Yıldırım Bayezid tarafından Osmanlı topraklarına katılmıştır.
Hititler zamanında da Zile'nin ismi Anzilia (Uru An-zi-li-ya) olarak geçmekte olup yerleşimin kuruluşu bu döneme tarihlenmektedir. Strabon, Antik çağlarda Zela adıyla da bahsedilen yerleşimin Asur kraliçesi Semiramis tarafından kurulduğunu belirtmiş, yerleşimin yer aldığı bölgeyi Zelitis ve yerleşimin ortasındaki tepelik alanı da Semiramis Tepesi olarak adlandırmıştır. Hitit döneminde önemli bir yerleşim olman Zile, yarı göçebe Kaşkalar tarafından bazı tarihlerde yağmalandığı görülmektedir. MÖ 1200'lerde Frig egemenliğinden sonra Ahameniş topraklarına katılmış ve batıya ilerlemeye yönelik yapılan kral yolu güzergahı yakınında olmasıyla da yerleşimin önemi artmıştır. MÖ IV. yüzyılda Anadolu'da yaygınlaşmaya başlayan Pers Bereket Tanrıçası Anaitis (Anahita) kültüne ait tapınağa sahiptir. Yılın belirli dönemlerde tapınakta yapılan törenler sayesinde ticari hayatta gelişmesiyle Zile Panayırı kültürünün ortaya çıktığı değerlendirilmektedir. 19. yüzyılda Anadolu'yu gezen ünlü Fransız arkeolog Charles Texier, yılda bir kez pamuk hasadı sonunda düzenlenen panayırı, Anaitis (Anahita) kültü döneminde tapınak etrafında yapılan panayırla özdeşleştirmiştir. Pontus Krallığı egemenliğinde de Zela adıyla yer adlandırılan yerleşim, tanrıların kutsal alanı özelliğini korumuştur. Hristiyanlıkla birlikte Anaitis (Anahita) kültü de ortadan kalkmıştır. Yerleşimden kaynaklarda "muhterem" anlamına gelen "Sılay" adının yanı sıra "Harkariye, Kırkıriyye, Karkariyye" olarak da bahsedilmiştir. Evliya Çelebi ise Seyahatnamesi'nde yerleşimi Zeyli olarak adlandırmıştır.
Zile tarihte yerleşim yeriyle birlikte, günümüzde Sorgun ve Akdağmadeni sınırından itibaren Saraykent, Çekerek, Kadışehri'nin tamamı ve Sulusaray, Alaca, Yeşilyurt ilçelerinin bir kısmını içerisine alan geniş bir bölge içinde kullanılmaktadır. Osmanlı idaresine girmesinden sonra 1455 yılı tahririnde Zile, Rum Eyaleti'ine bağlı bir nahiye olarak görülmektedir. 1519 yılına ait defterlerde nahiye statüsünde olan Zile, 1520 yılına ait bir defterde ise kaza olarak görülmeye başlamıştır. Bu tarihte Zile kazasına bağlı nahiyeler; Halk-ı Has, Yeni Müslüman, Meşhedâbâd, İcacı,
Özükavağı, Kuştaş nam-ı diğer Üçtaş, Karahisar-ı Behramşah, Kızıl Kümbet ve Hüseyinâbâd olmak üzere 9 adettir. 17. yüzyılda Sivas Vilayetine bağlı bir sancak olarak görülmektedir. …

von Fremdinhalte · Regionauts

Quelle: Text: Wikipedia – „Zile“, Autorinnen und Autoren (Versionsgeschichte), CC BY-SA 4.0 · Foto: Earth Science and Remote Sensing Unit, NASA Johnson Space Center, Public domain – Wikimedia Commons