Babaeski: Tarih
MÖ 5. yüzyıl ortalarında burada kurulan Trakların Odrys kolunun kurduğu devletini Makedonya Kralı II. Phillip yıkmış, bunu Bitinya Krallığı'nın egemenliği izlenmiştir. MÖ 46'da Roma İmparatoru Cladius Trakya ile birlikte Kırklareli yöresine de hakim olmuşlardır.
Bizans İmparatoru I. Anastasius'un (491-518) yaptırdığı Marmara'dan Karadeniz'e kadar uzanan büyük liman suru Babaeski'nin yakınında geçmekte idi. I. Justinianus (527-533) bu surları onarmış, ancak bunlar sürekli saldırılara uğradığından günümüze ulaşamamıştır. Bu iki Bizans imparatorunun üzerinde özenle durduğu surların yapımındaki amaç, Balkanlardan gelecek akınlara karşı İstanbul'u korumaktı.
Bizans döneminde, bölge Bulgarofigon (Bizans Yunancası'nda Yunanca: Βουλγαρόφυγον) olarak biliniyordu ve 896'da Bizanslılar burada Bulgarlara karşı ağır bir mağlubiyet aldı. 1047 yılında Leon Tornikios'un liderliğindeki isyancıların eline geçmişse de İmparator IX. Konstantinos tarafından geri alınmıştır.
Balkan Türkleri, Gacallar, Pomaklar, Megleno-Rumenler (Karacaovalılar ya da Nutyalı) ve Çingeneler burada yaşıyor. Amuca Kabilesi Osmaniye, Babaeski'de yaşıyor.
Babaeski yöresi, Sultan I. Murat döneminde Balaban Bey tarafından 1359'da Osmanlı topraklarına katılmıştır. Bizans döneminde Bulgaraphygon ismi Fatih Sultan Mehmet'in burayı ziyaretinden sonra, yöreyi yeniden düzenleyen Ahi Baba'dan ötürü Babaeski olarak değiştirilmiştir.
Babaeski adını alması ise, Fatih Sultan Mehmet'e dayandırılmaktadır. Bir söylentiye göre Fatih Sultan Mehmet İstanbul'un fethi için Edirne'den yola çıkıp buraya geldiğinde, Eski Cami önünde gördüğü yaşlı bir tamirciye beldenin ne zaman kurulduğunu sormuş ve aldığı yanıt, “Eskidir, eski,” olmuştur. Padişah, yaşlı adamın kendi yaşını sorduğunda da yine, “Baba, eski,” yanıtını alır. Bunun üzerine beldenin adı "Babaeski" olarak anılmaya başlanmıştır. Cumhuriyet döneminde de bu isim kullanılmaya devam etmiştir.
Evliya Çelebi, Seyahatnamesinde Babaeski'deki mimari eserlerle ilgili şöyle nakletmiştir:
{{quote|Şehrin doğu girişinde ve su kenarındaki Ali Paşa Camii, medrese, imaret, [han ve dükkânların hepsi Semiz Ali Paşa tarafından yaptırılmıştır. Bunlardan başka, yedi mescid, yedi çocuk mektebi, yedi han, yüz kadar dükkân, bir aşevi, bir hamam, üç adet tekke ve çarşı içinde hayat suyu akan bir çeşmesi vardır. Ayrıca Saltuk Baba ziyaret yeri ve Şeyh Mahmud Şühüdi Türbesi buradadır.
Ayrıca Babaeski'nin Pehlivanköyü yolu üzerinde Mutlu Köyü'nde Bolca Nine'nin kabri bulunur. Rivayet olunur ki 15. yy.da Fatih Sultan Mehmet Edirne'ye giderken askerleriyle birlikte Mutlu Köy'de konaklamış. Bu konaklama esnasında bir yemek kazanından o kadar çok kişiyi doyurabilen hatun kişi askerleri hayrete düşürmüş. Askerler yemeğin yetmeyeceğini söylemesi üzerine, nine, "Yeyin evlatlarım bolca bolca yeyin," demiş ve yemek hepsine yetmiş ve artmış. Bu hikmetli olay padişaha anlatılınca Fatih Sultan Mehmet yaşlı ninenin elini öper, "Senin adın Bolca Nine olsun," der. O zamandan beri bu kişinin adı Bolca Nine olarak kalmıştır. Diğer bir rivayete göre, bu yaşlı nine padişaha, "Atalarınızın kazıkları mola yerinde kalsın," der. …