Balâ: Tarihçe
=== Antik yerleşimler ===
Afşar Höyük, Balâ ilçesi Afşar mahallesinin merkezinde; doğal bir kayalık üzerine kuruludur. Demir Çağı'nda ve Roma döneminde iskân gördüğü tespit edilen olan Afşar Höyük, 2007'de 1. Derece Sit Alanı olarak tescil edilmiştir.
Afşar Kasabası içindeki Yavaşlar Höyük, İlk-Orta ve Geç Tunç Çağı'nın tamamında iskân görmüş bir yerleşimdir; 2003 yılında alınan bir kararla 1. Derece Arkeolojik Sit Alanı ilan edilmiştir.
Beynam mahallesinde bulunan Beynam Höyük'te, Kalkolitik ve İlk Tunç Çağı'ndan kalma seramikler ele geçmiştir. 1997'de 1. Derece Arkeolojik Sit Alanı ilan edilmiştir.
İlçeye 25 km. uzaklıkta, Karaali mahallesi yakınındaki Roma döneminden kalma Tomu harabeleri ilçenin çevresindeki eski yerleşimlerden biridir.
16. yüzyılda Türkmenistan'daki Daşoğuz'dan Türkiye'ye gelen Bozulus Türkmenleri, Erzurum dağlarında yaylak, Aydın ovalarında kışlak olmak üzere konar göçer hayatı yaşamakta iken Osmanlı Devleti'nin 1690'da çıkardığı bir fermanla konargöçerleri yerleşmeye zorlaması üzerine, Bozulus Türkmenleri'ne bağlı Tabanlı aşireti mensupları Balâ havalisine yerleşmiştir. Böylece Balâ, 1690-1691'de dönemin aşiret reisi İmirzalıoğlu Şeyh Ali Mirza tarafından kuruldu.
Bozulus Türkmenlerinin Aydın Beyliği Danişmentli Cemaati kolu, 1699'daki ikinci bir fermanla Aydın eyaletine bağlı Söke-Koçarlı havalisine gönderildi. Böylece Aşıkoğlu, Çatalören, Karadalak ve Üçem köyünün bir kısmı göç etti. Ancak bu köyler yerleşik düzene geçmedi ve bir kısmı 1820 yılında tekrar Balâ havalisine geldi.
Balâ, Osmanlı İmparatorluğu'nun iskân ve nüfus düzenleme politikaları doğrultusunda 16. yüzyıldan itibaren Orta Anadolu Kürtlerinin yoğun biçimde yerleştirildiği ilçelerden biri oldu. Kürt aşiretleri, ilçenin güneydoğusundan geçen Kızılırmak havzası boyunca ve kuzey kesimlerde bulunan toplam 18 köyde iskan edilmiştir. Bu dağılım, Orta Anadolu'daki diğer Kürt topluluklarının mekânsal düzeni ile paraleldir ve bölgedeki tarihsel iskân politikaları ve coğrafi koşulların etkisiyle şekillenmiştir.
Konar-göçer yapıya sahip aşiretlerin bir kısmı Balâ ve çevresinde kademeli olarak yerleşik hayata geçmiş; böylece ilçe, bölgedeki Kürt aşiretlerinin kültürel, sosyal ve ekonomik varlığının merkezlerinden biri hâline gelmiştir. Balâ Kürtleri, Kürtçenin Kurmancî lehçesini konuşmaktadır ve Sünni-Hanefi mezhebine bağlıdır. Tarihsel olarak Heciban, Bilikan, Atmani, Terikan ve Direjan aşiretlerine mensupturlar. Günümüzde aşiret yapısı, geçmişteki toplumsal önemini büyük ölçüde kaybetmiş olmakla birlikte, kültürel ve tarihî kimlik açısından hâlâ belirli bir rol oynamaktadır.
93 Harbi'nden sonra Kafkasya'dan Anadolu'ya geçen bir grup Kafkasya göçmeni Kartal Dağı mevkiine yerleşmiş ve burayı Kartaltepe olarak adlandırmıştır. Kentin adı daha sonra II. Abdülhamid'e ithafen Hamidiye olarak değiştirildi. İlçe, Ankara'nın yüksek bir yaylası kurulduğundan Farsçada "yüksek, yukarı" anlamlarına gelen Balâ adını aldı.
Başlangıçta Karaaliye'ye bağlı olan yerleşimin nüfusu, çevreden gelen göçmenlerle arttı. 1887'de Balâ Ankara Vilayet Sancağına bağlı bir kaza (ilçe )oldu. Kurulduğu dönemde Hasanoğlan, Elmadağı gibi yerleşim yerlerini de kendi sınırları içinde bulunduran büyük bir ilçeydi. Merkesi Hisar kabası idi. 1900 yılında Bala adıyla ilçe merkezi oldu. …