Vize, Kırklareli: Tarihçe
Tarihte değişik isimlerle anılan kent Byzia, Bizye, Bida, Biza, Vyza, Vizii ve son olarak da Vize olarak bilinmektedir. İsmin kökü Byzas'tan gelmekte olup Byzas Poseidon'un bir oğlunun adıdır. Aynı zamanda Byzas, Trak dilinde keçi anlamına gelmekte olup Trakların çokça kullandıkları bir isimdir. Ayrıca Byzas isimli efsanevi bir Trak Kralının adından geldiği söylenir ki bu Byzas Su Perisi Semestra'nın oğludur. Ayrıca Yunan Mitolojisinde Kaynak Perisinin adı Byzia'dır. Vize'nin her dönemde isminin suyunun bolluğu ile anıldığı düşünülürse bu da akla yatkın bir ihtimaldir.
Strabon'a göre Vize, Antik Trakya kabilesi olan Asti'nin başkenti olarak hizmet etmiş ve birkaç antik çağ yazarları tarafından bahsedilmiştir. Daha sonra, şehir son Trak kralları Cotys IV, Rhoemetalces I, Rhoemetalces II ve Rhoemetalces III'ün başkenti ve ikametgâhı olarak görev yapmıştır. Şehrin Roma İmparatorluğu'nun Trakya eyaletine dahil edilmesinden sonraki ilk yetmiş yıl içinde Bizye hakkında başka bir şey bilmiyoruz. Epigrafik kanıtlar, Trajan yönetimindeki eski stratejik düzenin dağılması sırasında özerk bir polis statüsü kazandığını göstermektedir. Son olarak, Bizye, Hadrianus döneminde kendi sikkelerini basmaya başlamıştır. Bazı araştırmacılara göre, Roma İmparatoru Arap Philip MS 247 yılında Bizye bölgesinden geçmiş olabilir.
Kasabanın yukarısındaki tepedeki akropol bölümünde bazı eski yapılar ve muhtemelen MS 5. veya 6. yüzyıldan kalma mükemmel korunmuş bir Bizans Ayasofya Kilisesi (Küçük Ayasofya) vardır. Ayrıca akropolün yamacında bir antik tiyatronun kalıntıları bulunmaktadır. Tepedeki güzel konumuyla Vize, çevredeki alana hakim bir konumdadır. Kasabanın karşısındaki ovanın ötesinde, Traklar'ın hükümdarları için inşa edilmiş birçok tümülüs vardır. Vize ilçesinde daha çok Bizans dönemine ait kilise ve manastırlar bulunmaktadır. Kasaba ayrıca eski bir sinagogun yanı sıra bazı Osmanlı yapılarına da sahiptir.
Vize yöresi MÖ. XIII. yüzyılda Trakların yaşadığı bir bölgedir. Vize'deki Çömlektepe Höyüğü'nde 1962 yılında Feridun Dirimtekin'in, 1995'te Trakya Üniversitesinden Yard. Doç. Özkan Ertuğrul'un yaptığı araştırmalar, ardından Prof. Dr. Mehmet Özdoğan'ın çalışmaları yörenin Eskiçağ tarihini aydınlatmıştır. Vize yakınlarındaki Karakoçak Tepe mevkiinde Orta Tunç Çağı'na ait kaya sunağı bulunmuş, bunu Vize'nin Soğucak köyünde bulunan bir benzeri izlemiştir. Vize'nin Çakıllı Köyü'nün 1 km. güneyindeki Eski tekke mezarlığında bulunan el yapımı kaba hamurlu, deve tüyü rengindeki çanak çömlekler, yontma taş aletler, cilalı el baltaları Neolitik Çağ'da burada bir yerleşim olduğunu ortaya koymuştur. Özellikle Çömlektepe Höyüğü'nün MÖ. 3000 yıllarına kadar indiği belirlenmiş, aynı yerde Demir Çağı'na ait keramikler ele geçmiştir. Bunları Helenistik ve Roma keramikleri de tamamlayınca Vize yöresinin Neolitik Çağ'dan günümüze kadar kesintisiz bir yerleşime sahne olduğunu ortaya koymuştur. …