Doğanhisar: Tarihçe
Doğanhisar, antik dönemde "Phrygia Parōreia" (Dağlık Frigya) olarak adlandırılan coğrafyada yer almaktadır. M.Ö. 500 yıllarında Meteos (Metyos) adıyla Konya'da kurulmuştur. Arkeologlar yer altından çıkan eserlerden yola çıkarak bu tarihlerde bölgede büyük bir şehrin kurulduğu ancak bu şehrin büyük savaşlarda elden ele geçmesi sırasında kalelerin, mabetlerin harap olduğu sonucuna varmaktadırlar. İlçe, 395 yılında Bizans İmparatorluğu tarafından ele geçirilmiş ve M.S 704 ve 708 yılları arasında ise Emevi ve Abbasi Devletleri ordularının taarruzlarına uğramıştır. Bu savaşlarda şehit olan Seyit Ahmet'in mezarı Kızılışık bölgesinde bulunmaktadır.
Malazgirt Savaşı'ndan sonra 1071, Selçukluların batıya yayılmaları ile birlikte 1110 yılında Doğanhisar, Türklerin hakimiyetine geçmiştir. İlçe; 1116, 1143 ve 1189 yıllarında Haçlı Seferleri'ne maruz kalmıştır. 1298 tarihinde Karamanoğulları idaresine geçene kadar Eşrefoğulları ve Hamidoğulları idaresinde kalan ilçe, Fatih Sultan Mehmet devrinde 1467 yılında fiilen Osmanlı topraklarına bağlanmıştır.
İlçenin bugünkü adının nereden geldiğine dair iki farklı görüş bulunmaktadır. Birinci görüşe göre ilçenin adı Selçukluların arması olan doğan kuşunu simgelemekte olup, kalesinin adı ise buna istinaden “Doğan Kalesi” olarak adlandırılmıştır. Daha sonra bu yerleşim birimi Doğanhisar adını almıştır. İkinci görüşe göre ise Doğan Kalesi'nin adı, mezarına ev sahipliği yaptığı 1176 Miryokefalon Savaşı'nda şehit düşen Emir Doğan Bey'den gelmektedir.
Cumhuriyet döneminde Akşehir kazasının Doğanhisar nahiyesi olarak anılmakta iken, Resmi Gazete'de 27 Haziran 1957 tarihinde yayınlanan "Yeniden (78) kaza kurulması ve İzmir vilâyetine bağlı Kuşadası kazasının Aydın vilâyetine bağlanması hakkında Kanun" uyarınca ilçe yapılmıştır.