Heimatgeschichte · Göynük ·

Göynük: Tarihçe

Göynük: Tarihçe

Bolu yöresine ilk yerleşenlerin Bebrikler olduğu sanılmaktadır. Bebrikya adıyla anıldığı sanılan bu yöreye MÖ 8. yüzyıldan sonra batıdan gelen Bitinyalılar yerleşmiştir. Bitinya olarak adlandırılan bu topraklardaki başlıca yerleşim yerleri Kienos (daha sonra Prusias, bugün Konuralp) ile Bithynion (bugünkü Bolu)’du. İskender’in ölümünü izleyen dönemde Bolu yöresinde bağımsız Bitinya Krallığı kurulmuştur. Roma Askeri yolunun “Dadastan” adı ile bilinen şimdiki Göynük'ten geçtiği tarih kitaplarında ifade edilmektedir. Göynük'ün bilinen en eski adı “Koinon Gallicanon”'dur. İlçe Türk beyliklerinin, Bizans, Roma ve Osmanlı medeniyetlerinin yerleşim bölgesindedir. İlçenin Susuz, Kilciler, Narzanlar, Boyacılar köylerinde ve bu köylerin civarlarında Bizans devrine ait yazılı eserler bulunmuştur. Ayrıca Kilciler Köyü'nde bir de kilise kalıntısı bulunmaktadır. Beldede günümüze kadar ayakta kalabilmiş tarihî eserler ve yapılar mevcuttur.

1464 yılında Fatih Sultan Mehmet tarafından hocası Akşemseddin için yaptırdığı türbedir. Altıgen bir yapıya sahip olan türbenin kubbesi kasnaksız, kefeki taşından yapılmıştır. Girişi doğu yönünde olan kapısının üzerinde sivri kemerli bir alınlık yer alır.
Türbenin içi çok sadedir. Kubbenin oturduğu pandantifler ilgi çekicidir. Her kenarda, altta ve üstte ikişer sıra halinde yer alan pencerelerden üst sıradakiler geç devre ait renkli camlı alçı şebekelerle süslenmiştir. Türbede 2,50 × 0,50 metre boyutunda Akşemseddin'in sandukası, ayrıca Akşemseddin'in oğulları Sadullah ile Emrullah çelebilerin sandukaları vardır. Kapakları nar çiçeği motifiyle bezenmiş, kabartma yazı ile süslü ve ceviz ağacından yapılmış olan bu sandukalar Osmanlı ağaç işçiliğinin en güzel örneklerindendir.

Yöredeki en güzide Osmanlı mimarilerinden olan cami, 1331-1335 tarihleri arasında Orhan Gazi'nin oğlu Gazi Süleyman Paşa tarafından tek şerefeli, tek minareli ve tek ahşap kubbeli olarak inşa edilmiştir. 1948-1960 yıllarında restore edilen caminin en büyük özelliği yöredeki ilk Osmanlı eserleri içinde en sağlamlarından biri olmasıdır.

Göynük'ün simgelerinden biri olan Zafer Kulesi ilçeye hakim bir tepeye 1923 tarihinde Cumhuriyet döneminin ilk Kaymakamı Hurşit Bey tarafından yapılmıştır. Altıgen taş temel üzerine, 3 katlı ahşap yalı baskı mimarisiyle yapılan Zafer Kulesi, Kurtuluş Savaşı'nın başarılarını ebedileştirmek için anıtsal eser olarak yapılmıştır.

Gazi Süleyman Paşa tarafından Gazi Süleyman Paşa Cami ile aynı tarihte yapılmıştır. Hamam, 1331-1335 yılları arasında tamamen traverten kesme taş ile yapılmış olup kadın ve erkek bölümleri ayrıdır. Eser bölgenin en eski ve en büyük hamam olma özelliğini korumaktadır. Evliya Çelebi Seyahatnamesi'nde Ankara ve İstanbul'da dahi böyle muhteşem bir hamam bulunmadığı konusu övgü ile bahsedilmektedir.

Asıl mesleği deri tabakçısı olarak bilinen Tabak Dede'nin hayatı ile ilgili bilgiler çeşitli menkıbelere dayanmaktadır. Tabak Dede, çeşitli rivayetlere göre ermiş ve ermişlikte yüksek bir mertebeye ulaşmıştır.
Ömer Sıkkın Akşemsettin ile aynı dönemde yaşamış olan Hacı Bayram Veli'nin müritlerindendir. O dönemlerde Göynük'te oturup, bıçakçılık yaparak geçimini sağlayan Ömer Sıkkıni'nin, miladi 1475 yılında vefat ettiği rivayet edilmektedir. Ömer Sıkkıni halk arasında “Bıçakçı Dede” diye de bilinmektedir. …

von Fremdinhalte · Regionauts

Quelle: Text: Wikipedia – „Göynük“, Autorinnen und Autoren (Versionsgeschichte), CC BY-SA 4.0 · Foto: Earth Science and Remote Sensing Unit, Lyndon B. Johnson Space Center, Public domain – Wikimedia Commons