Keles: Tarih
1953 yılına değin Orhaneli'ne bağlı nahiye olan Keles bölgesinde Bitinya, Doğu Rum (Bizans) kalıntıları bulunur. Vaktinde önemli yerleşim birimlerinden biri olmuştur. M.S. 548'de yaygın bir vebadan sonra yöre önemini yitirmiş ve kent terkedilmiştir ancak Uludağ'ın (Keşiş Dağı) keşişler tarafından önem kazanması ile Keles'e canlılık gelmiştir. Osmanlı Beyliği'nin kurulduğu 12. yüzyılda göçmen Yörük boyları bölgeye gelip yerleşmiştir. Moğol istilasından kaçarak Anadolu'ya göçen Türk boyları Selçuklu İmparatorluğu idaresinde uç beyliği olarak Karacadağ yöresine yerleşmişler, beylik genişleyince Keles ve civarındaki yaylalar yazlık olarak kullanılmıştır. Keles'e 4 km mesafedeki Kocayayla'da o dönemde Sultan otağ çadırı kurulduğu bilinmektedir. Kocayayla'da yapılan Sultan Camii'nin ve ilçe merkezinde bulunan tarihi kilise zamanla tahrip edilmiş ve şu anda bu kalıntıntılara rastlamak artık mümkün değildir. Yıldırım Bayezid'in kardeşi Yakup Çelebi tarafından yaptırılan külliyeden geriye sâdece hamam kalmıştır ve ilçedeki en önemli tarihî eserdir.
Ahmet Vefik Paşa'nın valiliği döneminde Aydınlı (?) Yörükler Keles'e yerleştirilmiştir. Yunan işgali sırasında ilçe büyük zarar görmemiş, Kelesli milisler Türk Kurtuluş Savaşı'nda büyük yararlılık göstermiştir.
Keles uzunca bir süre Cebel (Dağ) ya da Cebel-i Cedîd (Yeni dağ) nahiyesi olarak anılmıştır, 1868-1882 arasında bir süre Bursa merkez kazaya bağlı nahiye yapılmış, sonra yeniden Adranos/Orhaneli kazasına bağlanmıştır, 1953'te ilçe olmuştur.
Bizanstan kalma olan Keles ismi Orta Asya kökenli zannedilmiş, hatta Özbekistan'da Taşkent'e bağlı bir yerleşim biriminin adının da Keles olduğu öğrenildikten sonra kardeş şehir ilân edilmiştir. Benzer şekilde İzmir'in Kiraz ilçesinin cumhuriyet evveli ismi de Keles olup eski Helen kolonilerindeki Koloê isminden kalmadır.