Çıldır: Tarihçe
Bugünkü ilçe ile ilçe merkezinin ve buradaki gölün adı olan Çıldır, Gürcüce Çrdili'den (ჩრდილი) değişime uğrayarak ortaya çıkmış bir yer adıdır. Gürcüce "çrdili", güneş almayan yer, gölge anlamına gelir.> Gürcistan'da bugün de İmereti bölgesinin Harauli Belediyesi'nde Çrdili adını taşıyan bir köy bulunmaktadır. Çıldır Gölü ile 1595 tarihli Osmanlı mufassal defterinde Rabat-i Kala-i Çıldır şeklinde geçen köyün "Çrdili" adından önce Palakatsio adını taşıdığı bilinmektedir. Erken Orta Çağ'da bugünkü Çıldır ilçesi toprakları Gürcü Krallığı sınırları içinde kalıyordu ve Çrdili adı bu dönemden itibaren kullanılmış olmalıdır.
Urartu yazıtlarında Kura Nehri'nin yukarılarında ve Çıldır Gölü'nün etrafında
yaşayan kabileler ve siyasi birlikler hakkında dikkat çekici bilgiler yer almaktadır. Bu yazıtlara göre Çıldır Gölü'nün etrafında İganiehi Krallığı hüküm sürüyor ve bu kraliyetin bir şehri olan Makaltun bulunuyordu.
Çıldır toprakları Gürcü Krallığı sınırları içindeyken, 1071 yılındaki Malazgirt Savaşı'nın ardından Büyük Selçukluların denetimine girdi. Büyük Selçuklular 1121 yılında Didgori Savaşı'nda yenilince, Çıldır'ı yeniden Gürcüler ele geçirdi. Birleşik Gürcistan Krallığı sınırları içindeyken Çrdili (Çıldır) ile Cavaheti bölgelerinin yönetimi Tmogvi Eristavlığı'na bırakılmıştı. Çrdili bölgesi, birleşik Gürcistan Krallığı'nın zayıflaması sırasında bağımsız devlete dönüşen ve Gürcü atabeglerin yönettiği Samtshe Atabeyliği'nin bir parçası haline geldi. 16. yüzyılın ortasında Osmanlılar Çıldır bölgesini Samtshe Atabeyliği'nden ele geçirdi.
Osmanlı idaresi, 1595 tarihli ve Defter-i Mufassal-i Vilayet-i Gürcistan adlı mufassal defterde Gürcülerden ele geçirdiği toprakları Gürcistan Vilayeti adı altında kaydetmiştir. Bu deftere göre sekiz livadan oluşan bu vilayetin livalarından biri Çıldır livası ya da "liva-i Çıldır" (لوأ چلدر) idi. Çıldır livası, Canbaz, Kenarbel ve Kurd Kalası nahiyelerinden oluşuyordu. Canbaz nahiyesi 51 köyü, Kenarbel nahiyesi 33 köyü ve Kurd Kalası (Kurtkale) nahiyesi ise 16 köyü kapsıyordu. Çıldır livası toplam 100 köyden oluşuyordu. Bu köylerden biri olan Rabat-i Kala-i Çıldır (رباط قلعۀ چلدز) Canbaz nahiyesinin ve Gürcistan Vilayeti yerine kullanılan Çıldır Eyaleti'nin de büyük bir olasılıkla idari merkeziydi. Ancak bugünkü Çıldır kasabasının temelini Çıldır Kalesi Rabatı değil, hemen yakınındaki Dzurdzna (Zurzuna) köyü oluşturmuştur. O tarihte Çıldır Kalesi Rabatı'nda 7 hane, Zurzuna köyünde ise 19 hane yaşıyordu. Çıldır Kalesi Rabatı'nda nüfusun bu kadar az olması, 9 Ağustos 1578'de Safeviler ile Osmanlılar arasındaki Çıldır Muharebesi'nde buranın büyük zarar görmesiyle ilişkilendirilmektedir. Bu iki yerleşmenin hane halkı Osmanlı idaresinin Hristiyan köylülerden tahsil ettiği ispenç vergisi vermekle yükümlü kılınmıştı.
Çıldır, uzun süre Osmanlı egemenliğinde kaldıktan sonra, 93 Harbi'nde (1877-1878) Rusların eline geçti. Rus idaresinde Çıldır bölgesi, Kars oblastı içinde, Ardahan sancağına (okrug) bağlı bir kaza (uçastok) idi. Zurzuna (Зурзуна) adıyla kaydedilmiş olan kaza merkezinin nüfusu, 1886 yılı tespitine göre 128 kişiden oluşuyordu. Bu nüfusun tamamı "Türk" olarak kaydedilmiştir. Toplam 40 köyü kapsayan Çıldır kazasında ise, 8.909 kişi yaşıyordu. Bu nüfusun %31,4'ü (2.796 kişi) Türk, %64,7'si (5.762 kişi) Karapapak ve %3,9'u (351 kişi) Rum olarak kaydedilmiştir. Zurzuna köyünün nüfusu 1896'da 164, 1906'da ise 214 kişiye ulaşmıştır. …