Hanak: Tarihçe
Tao-Klarceti'nin bir parçası olan Eruşeti bölgesinde yer alan Hanak'ın Orta Çağ'da tek bir yerleşim yerinden çok bir bölgeyi karşılıyor olması ihtimali daha yüksektir. Çünkü bugünkü Hanak kasabasının olduğu yerde eskiden üç köy yer alıyordu. Bunlar Yukarı Hanak, Orta Hanak ve Aşağı Hanak köyleriydi.
Öte yandan, tarihsel Eruşeti bölgesinde eskiden bir kent olan Nakalakevi'deki (bugün Hanak kasabasının Ortakent mahallesi) bulunan bir kaya üzerindeki Urartu yazıtında Urartu kralı I. Argişti'nin Diaohi ülkesinin kralı Utupurşi'yi yendiği belirtilir. Bu yazıttan hareketle Hanak'ın İÖ 8. yüzyılda Urartu ya da Diaohi devleti sınırları içinde yer aldığı anlaşılmaktadır. Öte yandan bugünkü Hanak kasabasında bulunan kilise ve kale kalıntıları buranın eski bir yerleşme olduğunu göstermektedir. Bugünkü Hanak ilçesi sınırları içindeyse, çok sayıda kilise kalıntısı vardır ve bu kiliselerin bir kısmının yapılışı 9-10. yüzyıllara uzanmaktadır. Bu kiliseler arasında Eruşeti köyündeki kilise farklı bir konuma sahiptir. Hanak kasabasına çok uzak olmayan ve 4. yüzyıla tarihlenen yapı, Gürcü Ortodoks Kilisesi'nin piskoposluk kilisesiydi. Eruşeti de Gürcü Hristiyanlığının en eski merkezi olarak bilinmektedir.
Bu kiliselerin varlığı, Hanak'ın erken Orta Çağ'da Gürcü Krallığı sınırları içinde yer aldığını göstermektedir. Birleşik Gürcistan Krallığı'nın parçalanmasından sonra Hanak'ın da içinde yer aldığı bölge, Gürcü atabeglerin yönetimindeki Samtshe-Saatabago sınırları içinde yer aldı. Osmanlılar 16. yüzyılın ikinci yarısında Samtshe-Saatabago topraklarının tamamını ele geçirdiler. Bu toprakların en eski tahrirlerinden olan 1595 tarihli Defter-i Mufassal-i Vilayet-i Gürcistan'da Hanak, üç köyün adında geçmektedir. Bunlar Hanak-i Vasat (خاناق وسط), Hanak-i Küçük (خاناق كوپك) ve Hanak-i Ulya'dır (خاناق عليا). Bununla birlikte daha geç tarihli Osmanlı tahririnde Ardahan-i Büzürg livasına bağlı Meşe nahiyesinde Hanak adında sadece bir köy kaydedilmiştir.
Uzun süre Osmanlı yönetiminde kalan Hanak, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı'nda Rusya İmparatorluğu'nun eline geçti. Rus yönetimi sırasında Hanak, Ardahan Okrugu'na bağlı Ardahan kazasında (uçastok) bir nahiye (selskiy okrug) idi. Rus kayıtlarına göre Hanak nahiyesine bağlı Yukarı Hanak ve Orta Hanak köylerinde Türkler, Aşağı Hanak köyünde ise Rumlar yaşıyordu. Sırasıyla 1886, 1896 ve 1906 yıllarında Yukarı Hanak'ın nüfusu 111, 180 ve 240; Orta Hanak'ın nüfusu 224, 315 ve 260; Aşağı Hanak'ın nüfusu 289, 415 ve 475 kişiden oluşuyordu.
I. Dünya Savaşı'nın sonlarına doğru Rus ordusunun bölgeden çekilmesinin ardından Hanak bağımsız Gürcistan sınırları içinde yer aldı. Kızıl Ordu'nun Gürcistan'ı işgali sırasında Ankara Hükümeti tarafından fiilen yeniden Türkiye'ye katıldı. Ekim 1921'de imzalanan Kars Antlaşması'yla Hanak'ın da içinde yer aldığı Ardahan ve Artvin bölgeleri Türkiye'ye bırakıldı. 1928 tarihli Son Teşkilat-i Mülkiyede Köylerimizin Adları adlı Osmanlıca yayına göre Hanak, Kars vilayetinin Ardahan kazasına bağlı bir nahiyeydi ve nahiye sınırları içinde 26 köy vardı. Hanak nahiyesinin köyleri arasında Aşağı Hanak, Orta Hanak ve Yukarı Hanak da yer alıyordu. Dahiliye Vekaleti'nin 1933'te yayımladığı Köylerimiz adlı yayından Hanak'ın Kars iline bağlı Ardahan kazasının bir nahiyesi olduğu anlaşılmaktadır. Tarihi boyunca köy ve nahiye statüsü taşıyan Hanak, 1958 yılında ilçe ve ilçe merkezi olmuştur. 1968'de İçişleri Bakanlığı'nın yayımladığı Köylerimiz kitabında ise, Hanak Kars'ın ilçelerinden biridir. …