Olur: Tarihçe
Olur, komşusu olan Şenkaya, Oltu, Tortum ve Yusufeli ilçeleriyle birlikte, Gürcü tarihinde Tao (Ermenice Tayk, Yunanca Taohi) adı verilen bölgenin bir parçasıdır. Bugün Çataksu adı verilen Taoskari, Şenkaya ilçesine bağlı Panaki ve Yusufeli'ne bağlı İşhani kasabaları bu bölgenin başlıca merkezleriydi.
Gürcüce adı Olori (ოლორი) olan Olur, erken Orta Çağ'da Gürcü Krallığı sınırları içinde yer alıyordu. 1071'de Malazgirt Savaşı’nda Bizans’ı mağlup eden Büyük Selçukluların saldırısına uğradı. Gürcü kralı II. Giorgi 1080 yılında Kveli Kalesi Savaşı’nda Büyük Selçuklu komutanı Emir Ahmed’e yenilince, Olur'un da içinde yer aldığı Tao-Klarceti bölgesi tamamen Selçukluların eline geçti. 1121 yılında, Büyük Selçukluların yenilgiye uğradığı Didgori Savaşı'ın ardından yeniden birleşik Gürcü Krallığı yönetimine girdi. Daha sonra uzun süre, bu krallığın parçalanması sürecine bağımsız devlete dönüşen Samtshe Prensliği yönetimi altında kaldı. 1550'de Osmanlı İmparatorluğu tarafından Gürcülerden alındı.
Olur köyü, 1574 tarihli Osmanlı mufassal defterine göre, Ardahan-i Büzürg livasının Panaskerti nahiyesine bağlıydı. Nüfusu 64 haneden oluşuyordu. Osmanlı idaresi sırasında 2 hane Müslüman olmuş, 62 hane Hristiyan olarak kalmıştı.
Olur, 1595 tarihli Osmanlı mufassal defterinde Olor (اولور) adıyla bir köy olarak kaydedilmiştir. Gürcistan Vilayeti'nin Penek livasının Panaskerdi nahiyesine bağlı 60 haneli büyük bir köydü. Her hanede ortalama beş kişinin yaşadığı var sayılırsa, Olur’un nüfusunun 300 kişiden oluştuğu ortaya çıkar. 60 hane de Hristiyan olarak kaydedilmiş ve ispenç vergisi vermekle yükümlü kılınmıştır. Köyde Mehmed ve Hüseyin adındaki iki kişinin, baba adları "Abdullah" olarak yazılmasından dolayı yeni Müslüman olduğu anlaşılmaktadır. Osmanlı idaresi yeni Müslüman olmuş, babası Hristiyan olanları "Abdullah" baba adıyla kaydediyordu. Köyde vergiden yükümlü olarak "Pilipe veled-i Giorgi", "Peramuş veled-i Gozali", "Lazar veled-i Elioz", "Giorgi veled-i Elia", "Gogiça veled-i Grigol", "İsaka veled-i Markoz", "Giorgi veled-i İason" gibi erkek adları kaydedilmiştir. Olur'da bu tarihte Hristiyan Gürcülerin ve Ermenilerin yaşadığı bu adlardan da anlaşılmaktadır. Ancak 1828-1829 Osmanlı-Rus Savaşı'ndan sonra çok sayıda Ermeni Rus İmparatorluğu'na göç etmiş ve Ermenistan'a yerleştirilmiştir.
Olur köyü, Çıldır Eyaleti'nin 1694-1732 dönemini kapsayan Osmanlı cebe defterinde Penek livasının Panaskerti nahiyesine bağlıydı. 1129 (1716/1717) tarihinde Olur veya Olor (اولور) şeklinde kaydedilmiş olan köyün hasılası 2.000 akçeden oluşuyordu.
Olur veya Olori köyü, Osmanlı idaresinin sadece erkek nüfusunu tespit ettiği 1835 tarihinde 5 haneden oluşuyordu. Çıldır Eyaleti'nin Penek sancağına bağlı olan köyde Müslim nüfus defterine göre köyde 11 erkek bulunuyordu. Erkek sayısı kadar kadın eklenince, köyün tahmini toplam nüfusunun 22 kişiden oluştuğu ortaya çıkar.
Olur veya Olori köyü, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı'ın adından imzalanan Berlin Antlaşması uyarınca, savaş tazminatının bir parçası olarak Osmanlı Devleti tarafından Rusya'ya bırakıldı. Rusların 1886 yılında yaptığı nüfusu sayımında Olor (Олор) olarak kaydettiği köy, Kars oblastı içinde Oltu sancağına bağlı Tausker kazasının (uçastok) Olor nahiyesinin 18 köyünden biri ve bu nahiyenin idari merkeziydi. Nüfusu, 146'sı erkek ve 127'si kadın olmak üzere, 43 hanede yaşayan 273 kişiden oluşuyordu. nüfusun % 42,9'u (117 kişi) Ermenilerden oluşuyordu. …