Abana: Tarihçe
Abana ile ilişkilendirilen Aiginetes (Αίγινήτης) antik yerleşimi günümüz Abana merkezinin 3 km doğusunda, sahildeki Hacıveli mevkisine denk gelmektedir. Bizanslı Stefanos burasını "Poliksenon" olarak adlandırmıştır. Fransız coğrafyacı Jean-Baptiste Bourguignon d'Anville'nin 1791 tarihli haritasında yerleşim yeri Ghinue adıyla gösterilmiştir. Çoğu seyyahta yerleşimi Apana olarak adlandırmıştır. Günümüzde yerleşim yeri içerisinden akarak Karadeniz'e mansaplanan Ezine Çayı'da tarihte Aiginetes ve Ekinetes şeklinde adlandırılmıştır. Romalı tarihçi Flavius Arrianus'un seyahat notlarında, Abonouteikhos'tan (İnebolu) Aiginetes'e 150 stadialık (yaklaşık 28 km) mesafe olduğu belirtilmekte olup günümüzde bu mesafe hemen hemen Hacıveli mevkisine denk gelmektedir.
19. yüzyılda yaşamış Fransız seyyah Xavier Hommaire de Hell gezi notlarında, konakladığı İlişi'den ayrıldıktan sonra nehrin (Ezine Çayı) Karadeniz ağzında oluşturduğu deltada ikiye çatallandığı, sol çatal bölümünde Harmeson İskelesi ve sağ çatal bölümünde de Apana İskelesi, Apana'nın biraz doğusunda da Hacıvelioğlu Burnu tariflenmiştir. Bu anlatılardan yola çıkarak Aeginetes antik kentindeki yerleşimin zamanla batıya kaydığı ve tarihte Ezine Çayı ağzının koy olduğu bölümün, seller sonucu taşınan malzemeyle dolarak delta oluşturmasıyla da Apana İskelesi olarak adlandırılan yerde günümüz Abana yerleşiminin ortaya çıkmaya başladığı değerlendirilmektedir.
Yerleşim Osmanlı idaresine geçtikten sonra 1487 yılında yapılan tahrirde Abana adıyla, Devrekani kazasının Sahil Kinyoli (Ginolu, günümüz Çatalzeytin'in 5 km batısı) Divanına bağlı bir köy olarak görülmektedir. Yerleşimde; 1487 yılı tahririnde 23 hane ve 3 mücerred (yetişkin bekar erkek), 1530 tahririnde de 24 hane ve 5 mücerred kaydedilmiştir. Buna göre Osmanlı idaresinin ilk dönemlerinde yerleşimde 120-130 kişilik küçük bir nüfus yaşamaktadır.
Abana 1882 yılında nahiye statüsü kazanmıştır. Nahiye merkezi olmasıyla birlikte yerleşimde gelişme görülmeye başlamıştır. 1896 yılı Kastamonu Vilâyet Salnâmesi'nde Aşağı Abana ve Yukarı Abana olmak üzere iki köy bulunmaktadır. Buna göre Aşağı Abana köyünde 50 hanede 374 kişi, Yukarı Abana köyünde ise 56 hanede 380 kişi yaşamaktadır. 30 Mart 1914 tarihli bir belgeye göre o tarihte Abana nahiyesine bağlı 84 köy bulunmaktadır. 1916 yılı Ocak ayında Kastamonu Vilayet Meclisince nahiye merkezi Abana'dan Evrenye'ye taşınmıştır. Abana ileri gelenleri aynı yılın Şubat ayında bu duruma olan itirazlarını Dahiliye Nezaretine bildirmiştir. Kastamonu Valisi Atıf Bey'in 8 Mart 1916 tarihinde Dahiliye Nezaretine verdiği görüşte Abana yerleşimi, otuz kırk haneden ve baraka halinde yirmi beş kadar dükkândan oluşan küçük bir iskele olarak tanımlanmıştır. Abanalılar'ın yoğun itirazı üzerine 48 köyden oluşan Abana nahiyesi kurulmakla birlikte bu durum netlik kazanamamıştır. Sonuç olarak 2 Mart 1919 tarihli Kastamonu Vilayet Meclisi toplantısında nahiye merkezi yeniden Abana'ya alınmıştır. Türkiye Cumhuriyetinin kurulmasıyla birlikte de nahiye ve sonrasında bucak olarak görülen yerleşim, 1945 yılında ilçe olmuştur. 21.12.1953 tarihli kanunla Abana'nın merkezi Bozkurt kasabasında nakledilmiş ve ilçenin ismi Bozkurt olarak değiştirilmiştir. 1961'de belde belediyesi kurulmuştur. 1967'de bucak olmuş ve İnebolu ilçesine bağlanmıştır. 1968'de kendisine bağlı 10 köyü ile beraber tekrar ilçe yapılmıştır.