Yenişarbademli: Tarihçe
Coğrafi şartların uygun olduğu Yenişarbademli, tarih boyunca birçok uygarlığa sahne olmuştur. Yapılan araştırmalara göre, MÖ 4000 yıllarında Etiler (Hititler), MÖ 1500 yıllarında Frigyalılar, MÖ 800 yıllarında İyonlar, MÖ 600 yıllarında Lidyalılar, MÖ 446 yıllarında Persler, MÖ 190 yıllarında Romalılar, MS 395 yıllarında Bizanslar yörede egemen olmuşlardır. 1071 Malazgirt zaferinden sonra 1142 yıllarında Selçuklu topraklarına katılmış, 1810 yılında Konya vilayetine bağlı bir kaza olmuştur.
Yenişarbademli ilçe ve yöresinde günümüze kadar ulaşan 25 civarında ören yeri bulunmaktadır. Ayrıca, tepeler üzerine kurulmuş çeşitli zamanlara ait kale kalıntıları bulunmaktadır.
Bunların başlıcaları; Kestel (küçükkale), Kaledost (geledost), Doğdu, Çataltepe, Asar (kaletepe), Ortatepe, Mandras, Maltepesi, Aktepe (Gavur harmanı) dır. Ayrıca, vadilerde kurulan 12 yerleşimde ise sarnıçlar, kaleiçi ve yer altı evleri bulunmaktadır. Psidia bölgesine dahil olan Yenişarbademli'deki kalıntılar, Roma ve Bizans dönemlerindeki Gorgorum antik kenti olarak anılmaktadır.
YENİŞEHİR NAHİYESİ – SEYAHATNAMELER VE TARİHÎ COĞRAFYA ESERLERİNDE (Hüseyin Muşmal, “Seyahatnameler ve Tarihî Coğrafya Eserlerinde Beyşehir”, Tarih Okulu Dergisi, 2015)
Makalede Yenişehir Nahiyesi’ne özel ve ayrı bir başlık veya bölüm yoktur. Makale genel olarak Beyşehir merkez, göl havzası ve Eşrefoğlu dönemi eserleri üzerine yoğunlaşmıştır.
Ancak Yenişehir Nahiyesinin coğrafi konumu (Beyşehir Gölü’nün batı kıyısı, Anamas Dağı etekleri, Yenice köyü çevresi) nedeniyle bazı gezginlerin genel Beyşehir tasvirlerinde dolaylı olarak geçmektedir.
Makalede Kâtip Çelebi’nin Beyşehir ve Seydişehir tasvirleri aktarılırken Yenişehir bölgesi de ima edilir:“Göl kenarında olup Anamas Dağı bununla anın arasına düşer ve Yenişehir’de Alaeddin eserleri var. Şehirköyü tabir ederler üç köydür ve bunda azim çam keresteleri kesilir. Anamas dağından bir azim su inüb göle dökülür.”
Önemli nokta: Kâtip Çelebi, Yenişehir Nahiyesi’ni Selçuklu eserleri (Alaeddin kalıntıları) ve çam ormanlarıyla tanımlar. Bu, nahiyenin en belirgin seyahatname kaydıdır.
Sarre, Beyşehir Gölü’nün batı ve güney kıyılarını gezerken Yenişehir Nahiyesi’ne komşu bölgelerden (Kıreli, Selki/Çukurkent civarı) geçer ve bu alanları detaylı anlatır:
Kıreli Kasabası’nı “hazin görünen” bir yerleşim olarak tarif eder.
Selki Köyü’nden (Kıreli’ye bağlı, Yenişehir’e çok yakın) bahsederken göl manzarası, dağ etekleri ve verimli vadilerden söz eder.
Çukurkent Köyü’nü (Yenişehir Nahiyesi sınırlarında) “30-40 hanelik” bir köy olarak kaydeder.
Anamas Dağı eteklerini ve gölün batı kıyısını “geniş ve verimli ancak bataklık” olarak betimler.
Sarre’nin rotası tam olarak Yenişehir Nahiyesi’nin batı-güney kesimini kapsar, ancak nahiye adını doğrudan vermez.
13 Mart 1954'te Yenişar Yenice ve Yenişar Kürtler köyleri ile birleşerek belediye statüsü aldı ve beldeye dönüştü. 1955 yılında merkezi Yenişarbademli kasabası olmak üzere nahiye oldu. Yenişarbademli, 20.05.1990 tarih ve 20523 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan kanun ile Şarkikaraağaç'tan ayrılarak ilçe statüsüne kavuştu.
Isparta Tarım ve Orman İl Müdürlüğü'nden yapılan açıklamaya göre, Yenişarbademli ilçesinde, salep üretiminin yaygınlaştırılması amacıyla 2024 senesinde önemli adımlar atılmıştır. İlçede, Gölkonak Mahallesinde 200 m² alanda 50 kg salep yumrusu ekimi gerçekleştirilmiştir. Bu proje, salep üretiminin artırılması ve bölgedeki tarımsal çeşitliliğin desteklenmesi amacıyla başlatılmıştır.